Cannibal holocaust

60 ülkede yasaklanan İtalyan yapımı Cannıbal Holocaust’un hala gerçek bir snuff olup olmadığı tartışmaları devam ediyor. Yönetmenin bu tartışmalar yüzünden 1 ay hapis yattığı film son derece mide zorlayıcı filmler arasındadır. Bir istismar sineması örneğidir. Günümüzde bile izlenmesi zor grafik şiddetti içermektedir. Belgesel gibi el kamerasıyla çekilmesi filmi son derece gerçekçi kılmıştır. Filmde grafik  şiddetti sizi rahatsız etmese bile filmin can alıcı yerlerinde çalan sinir müzik kesin sinirleri bozacaktır. Filmlerde kötü oyunculuklardan bile bahsetmiyorum.

Filmin ilk yarısı profesörün kayıpları aramasını ikinci yarısı ise çoğunlukla orada olan biteni, ele geçirilen video görüntülerinden izlemekle geçiyor. Bu yüzden bazen sıkılabilirsiniz. Bu arada snıff konusuna bir dönelim. Film gerçek bir snuff değil bu bir efsane. Fakat hayvanlar gerçekten öldürüldüğü için türe en yakın filmlerden biridir. Ama bu film ne kadar vahşette olsa Uygar ile ilkel arasındaki farkı en iyi anlatan sanatsal filmlerden iyi oyunculuk olsaydı. Şu an kült korku filmleri arasına bile girebilirdi.Gel gelelim video olayına…

Aslında bu video olayı iyi bir fikir. Görüntülerde yaşanan bozulmalar, zamandaki atlamalar, belgeselcilerin gitgide sapıtması iyi düşünülmüş. Ama burada duygusal açıdan izlediklerimizin etkileyici olması için o kişilere sempati duymamız lazım ama ne mümkün, o kadar kötü gösterilmişler ki hiçbir şekilde onlar hakkında üzülmemize imkan yok hatta bir yerden sonra ölmelerini bile isteyebiliriz. Keza yerliler de çoğu sahnede yaşamayı haketmeyen vahşiler olarak gösteriliyor. Geleneklerine hakaret edildiği için çıldıran yerliler sanırım çok daha mantıklı olurdu. Bu filmden çıkartmamız gereken ders ne kadar eğitim alsak bile bazen insanların ilkel insanlar gibi vahşi ve acımasız olduğunu gösteriyor.  Gösteriyor ama film mantıksız ki iyi yönlerini çıkartamıyoruz. 5 m ötelerinde arkadaşları ikiye ayrılırken onu kameraya çeken arkadaşlar çok mantıksız olmuş. Ya insan yardım eder ya da kaçar. Bu film bittikten sonra aklınızda eminim ki grafik vahşetinden başka birşey kalmayacaktır.

Ama efektler konusunda tebrik etmek gerekir o kadar gerçekçi olmuş ki bazı yerlerinde oturdum düşündüm bu kazığa oturtma ve penis kesme sahnelerini nasıl yapmışlar o zamanın teknolojisi ile şimdi bile zor olan işi değil mi?

Tüm bu hayvan katliamı, oldukça gerçekçi insan öldürme sahneleri, şok eden dini ritüeller ve geleneklerin (Tükürükle mayalanan içkiyi içmek, yeni doğan bebeği gömmek vb.) olduğu sahneler ister istemez ekran karşısına izleyiciyi kilitliyor. Beraberinde doğal ortamın sağladığı iyi bir atmosferi ve tedirginlik hissi var. Ben filmin affedilemez yönlerine rağmen yarattığı bu atmosferi beğendim. Diğer çok tepki çeken filmlere (Faces of Death, Guinea Pig vb.) nazaran daha olumlu yorumlar almasını da buna bağlıyorum. Yoksa O kadar başarılıda değil.

Mustafa Türkan

Reklamlar

2 Yorum

  1. Pretty cool post. I just stumbled upon your blog and wanted to say
    that I have really liked reading your blog posts. Anyway
    I’ll be subscribing to your blog and I hope you post again soon!

  2. bundan daha cok korku filmi görmemiştim bir su film var teksas katliamı


Comments RSS TrackBack Identifier URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s